Her proje, bize özgün bir meydan okumadır. Farklı programlar, farklı markalar, farklı bütçeler ve farklı kullanıcı beklentileri; ama hepsinde aynı titizlik, aynı tutkuyla çalışıyoruz. Aşağıda seçilmiş projelerimizi bulabilirsiniz.
İstanbul'un tarihsel kalbi Çemberlitaş'ta, antik Roma döneminden kalma bir sütunun hemen yanı başında konumlanan bu mekân için tasarım süreci, tarihi dokunun getirdiği hem ilhama hem de sorumluluğa odaklandı.
Beyaz mermer, siyah granit ve pirinç detayların oluşturduğu malzeme paleti; tarihsel bağlamla çağdaş lüksü buluşturuyor. Vitrin ışıklandırması altın tonlamaları vurgularken, dükkanın genel atmosferi ziyaretçiyi güven ve prestijle karşılıyor. Mekân, ürünlerin değeriyle aynı dilde konuşacak şekilde kurgulandı.
Marinaya nazır konumuyla müşteri profilinin farklı bir beklenti setini beraberinde getirdiği bu proje; lüks, dinginlik ve deniz atmosferini tek bir bütünde eritmeyi gerektiriyordu.
Doğal taş yüzeyler, deniz yeşili aksan tonlar ve bakır-bronz metallerin oluşturduğu bu doku, marina hayatının açık ve ferah ruhunu kapalı bir satış mekânına taşıyor. Cam vitrin sistemleri, ürünleri adeta su üzerinde yüzüyormuş gibi sunuyor. Aydınlatma tasarımı, denizin değişken ışığını içeriye taşıyacak biçimde kurgulandı.
Beyoğlu'nun kimliği, yüzyıllar boyunca birikmiş kültürel katmanlardan oluşur. Pera Kafe projesi bu katmanları görünür kılmak, ama onları klişe bir nostalji yerine yaşayan bir bugüne taşımak üzerine kuruldu.
Orijinal tuğla duvarlar korunurken, müdahil olmak için yalnızca gerekli alanlara dokunuldu. Pirinç lambalar, deri koltuklar ve koyu zemin ahşabı; mekanı hem mahrem hem davet edici kılıyor. Mutfak barını müşteriyle görünür hale getiren açık plan, samimiyet ve şeffaflık hissi yaratıyor. Pera Kafe, sabah kahvesinden gece içkisine her saatin kendine uygun bir mekânı olabileceğini kanıtlıyor.